Sinemada Teknik Devinim

ileMesut Kagan Yıldıran

Sinemada Teknik Devinim

Sinema tekniğinin dijital unsurlara ve dijital pazara evriminin elbette birçok tetikleyeni vardı! En önemlisi film yapım maliyetleriydi. Platoların kurulması, milyonluk kameralar, selüloit maliyetleri yapım aşamasının belirli başlı giderleriydi. Selüloit (film) ile çalışan kameraların ağır oluşu hareket ettirmek için çeşitli düzeneklere ihtiyaç olması maliyetleri arttırıyordu. Çekim sonrası selüloit filmin yıkanması, negatife veya pozitife aktarılması, bir kurgucu tarafından elle kurgulanması ise yapım sonrası maliyetlerdi. Tüm bu maliyetler yönetmenleri yapımcılara mecbur bırakıyordu. Özellikle Hollywood’un Altın Çağı olarak bilinen 50’li yıllar, yönetmenlerin kurgu odalarına dahi alınmadığı bir dönemdi. Bunun çok detayına girmeyeceğim ancak hayalinizde canlanması için şöyle bir örnek verebilirim: bir annenin doğumdan sonra çocuğunu göremediğini düşünün.

Analog Filmlere Doğru

Selüloit kameralarla çekilmiş ürünlere film, selüloit sonrası tekniklerle çekilmiş filmlere movie diyoruz. Bunu bir önceki yazımda ayrıntılı olarak tarif ettim. Selüloit filmin maliyetlerinden kurtulmak isteyen yapımcılara bir ara ürün tanıtıldı. Bu selüloit film ve dijital film arasında kullanılan analog filmlerdi. Küçültülmüş selüloit bir kasete yerleştiriliyordu. Boş kasetler yapımcılar tarafında satın alınıyor ve analog kameralarda kullanılıyordu. Bu kasetler çekimden sonra kurguya gönderiliyor, VTR denilen bir dönüştürücü ile bilgisayara aktarılıyordu. Böylelikle filmin fiziki yükü ve maliyetlerinden kurtuluyorlardı. Kasetlerden bilgisayara aktarılan ve artık dijital olan filmler (movieler) dijital kurgu programları aracılığıyla ek maliyetler gerektirmeden istenildiği gibi kurgulanabiliyordu. Hollywood’da kurgunun dahi çocuğu olarak bilinen Walter Murch dijital kurgu programı olan Avid için şöyle diyor: “İnanılmaz! Bir tuşa basıyorum ve tüm işlem geri alınabiliyor. Ben bunu selüloit ile asla yapamam.”

Sinemada Yaşanan Dijital Devinimin Tekniğe Olan Etkisi

Selüloit ile çalışan yani filmli kameraların maliyetlerinin yüksek oluşunun teknik ekibe kısıtlamalar getiriyordu. Örneğin istediği kadar selüloite sahip olamayan görüntü yönetmenleri mecburen filmi her açıdan çekemiyordu. Önceden incelikle hesaplanan açılarla çalışıyorlardı. Bu da sinema sanatının zanaat yönüydü. Bu selüloitlerin değiştirilmesi, yıkanması, kurgulanması ise başka bir zanaattı. 0-1’lerle çalışan dijital araçların yüksek disk kapasiteleri olduğundan, günümüz görüntü yönetmenleri filmlerini istedikleri her açıdan çekebiliyor, kurgu aşamasından filmi isterlerse baştan inşa edebiliyorlar. Bu da zaman içinde sinema zanaatının yok olduğu anlamına geliyor.

Sinema Filmleri Artık Dijital Pazarda Seyirciyle Buluşuyor

Bilindiği gibi sinemanın iki aşaması vardır. Üretim ve dağıtım! Yapımcılar üretim aşamasındaki maliyetleri dijital olanaklarla azalttılar. Hata riskini neredeyse sıfıra düşürdüler. Sonraki aşama dağıtım ağıydı. Dünya vatandaşlığı kavramı ve dünya vatandaşlarının dönüşen tüketim biçimlerine göre dağıtım ağının elbette gelişmesi gerekiyordu. Pasajların, cadde üstü dükkânların, mahalle kahvehanelerinin ve cafelerin yerini akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve akıllı televizyonlar aldı. Film dağıtım pratiği ise hemen bu koşullara uyum sağladı. Filmler ilk olarak analog dönemde kaset kiralama usulüyle satıldı. Teknolojinin imkânlarının gelişmesiyle filmler televizyonlarda da satılmaya başladı. Ve şimdilik gördüğümüz son nokta olarak bir dijital pazar olan Netflix ile filmler online olarak müşterileriyle buluşuyor.

Yazar hakkında

Mesut Kagan Yıldıran administrator

19 Ocak 1990 yılında İstanbul'da doğdu. Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı ve Uluslararası İlişkiler bölümlerinden mezun oldu. Kariyeri 2011 yılında çalıştığı Star TV İç Yapımlar’da başladı. Devam eden yıllarda sektörde önemli kişiler ve çeşitli kurumların düzenlediği atölyelerde yazarlık ve sinema üzerine eğitimler aldı. 2013-2017 yılları arasında senaryolarını kendi yazdığı kısa film ve videolarını üretti. Bu projeleri kendi Youtube kanalında yayınlamaktadır. Ayrıca çeşitli projelerin kurgusunu ve görüntü yönetmenliğini yaptı. sinegazete.net, dijitalista.com gibi çevrimiçi platformlarda makaleleri yayımladı. Çeşitli kurumlarda metin yazarı, içerik yazarı ve uzman yazar pozisyonlarında çalıştı. İlk romanı olan “Çorak Topraklar Altında, Kitap I” Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık’ta yayıma hazırlanmaktadır. Yazar şu sıralar ikinci romanı olan “Cennetten Çok Uzakta” üzerinde çalışmaktadır.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.